Bekir's profileYALANLAR BİTMEZ DUDAKLAR...PhotosBlogGuestbook Tools Help

YALANLAR BİTMEZ DUDAKLAR SUSMAYINCA SEVGİ OLMAZ GÖZLER IŞIL IŞIL BAKMAYINCA

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bekir Bekir

Location
Photo 1 of 1

Video

 
  • Send a private message
  • Subscribe to RSS feed
  • Tell a friend
  • Add to My MSN
  • Add to Live.com
  • Add to your network
December 09

BAYRAM





İSLAM ALEMİNİN KURBAN BAYRAMI  KUTLU OLSUN 

 





 








     



    HAYIRLI BAYRAMLAR



    İbrahim 'Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et' dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, 'Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?' dedi. (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.' dedi. Her ikisi de Allah'a teslim oldular (Allah'ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: 'Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.' Dedik ve ona (İsmail'e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim'e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır." (1)
    Görülüyor ki, Kur'an da Hz. İbrahim'in gördüğü rüyanın vahiy olduğunu teyit etmiştir. Çünkü Cenâb-ı Hak kendisine seslenirken: "Ey İbrahim, gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin
    ." buyurmuştur.




    İbrahim a.s, Allah'ın emrine boyun eğerek oğlunu kurban etmek üzere şakağı üzerine yatırınca Cenab-ı Hak, İsmail'in yerine bir koyun kurban etmesini emretmiştir. Bu, Allah'ın insanlığa büyük bir lütfudur. Allah, insanları Hz. İbrahim'in aracılığı ile insanı kurban etmekten korumuş olmasaydı muhtemelen insanlar, insan kurban etme, gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilirdi ve insanları bu korkunç gelenekten kimse de kurtaramazdı.



    İbrahim a.s oğlu yerine Cenâb-ı Hakk'ın kendisine gönderdiği koçu kurban etmiştir. Böylece kurban Hz. İbrahim'den sünnet olarak bize intikal etmiştir.

    Kurban, insanın Allah'a yaklaşmasına ve O'nun rızasını kazanmasına vesile olan bir ibadettir. "Kurban"kelimesinde bu mana vardır. İnsan kurban kesmekle İbrahim (a.s.) gibi Allah'a ve O'nun emirlerine bağlılığını, gerekirse O'nun rızasını kazanmak için her fedakârlığa katlanacağını göstermiş olur.

    Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan her şeyde esas olan iyi niyettir. Kurbanda da böyledir, iyi niyet ve ihlas esastır. Bakınız, bu konuda Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:
    "Onların (kurbanların ) ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır.'' (2) Esasen Allah Teâla ancak takva sahiplerinin yapmış oldukları ibadetleri kabul eder. Maide suresindeki şu ayet-i kerimeler bu konuyu bir örnek vererek açıklıyor. Allah Tealâ buyuruyor.


    Kurban Bir İbadet midir Yoksa Gelenek midir?

    Kurban bir gelenek değil, kitap ve sünnetle meşrûiyeti sabit olan bir ibadettir. Kurban da zekat gibi Hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:
    "Kurbanlık deve ve sığırlar, Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. O halde onları ön ayaklarından biri bağlı olduğu halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit onların etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, şükredesiniz."(5)

    Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:
    "Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. Şüphesiz ki o kesilen kurban kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelir. Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoş edin."(6)

    Peygamberimiz kurbanı tavsiye ederlerken kendileri bizzat kurban keserek de örnek olmuşlardır. Müslim'in rivayetine göre Enes (r.a.) şöyle demiştir :
    "Allah'ın Resûlü, beyaz renkli iki koç kurban ederdi." (7)



     


     


     

    HAYIRLI BAYRAMLAR
    ( BEKİR )
August 12

İLGİNÇ DEĞİLMİ?

Elbet bitecek
 
picture 
 
İLGİNÇ ??? 
 
İlginç, insan eğer ki 10 milyonu sadaka verecek olsa bu miktarı çok bulur ama;
10 milyon ile mağazadan bir şey almaya gitse alacak bir şey bulamaz...

İlginç, insan 10 dakika zikir edecek olsa bu zamanı çok bulur ama
bir film veya maç olsa bir buçuk saatlik zaman onun için hemen geçiverir...

İlginç, bir futbol maçının uzaması insanın hoşuna gider ama
Cuma namazında hutbenin birkaç dakika uzaması hiç de hoşuna gitmez...

İlginç, insan duyduğu dedikoduya hemen inanır ve kabullenir ama
kesin doğru olduğunu bildiği bir şeyi inat ederek hemen kabullenmez...

İlginç, insan modayı her an takip eder ama
Peygamberimiz (s.a.v) sünnetini moda gibi bilmez veya bilse de uygulamaz...

İlginç, insan camide bir saat ibadet ederek vakit geçirecek olsa onun için zaman geçmek bilmez ama
televizyona bakarken zaman onun için çabucak geçer...

İlginç, insan namaz kılarken, ibadet esnasında dünyevi konuları düşünmeyi sever
Ama normalde İslamiyet'i düşünmekten kaçınır...

İlginç, insana bir sureyi veya surenin anlamını okumak zor gelir
ama bir romanı okumak onun için kolaydır...

İlginç, insan konserde ilk sıralarda olmak için çaba sarf eder ama
Camide ilk sıralarda olmak için çaba sarf etmez.
Aksine namazın sonunda hemen çıkıp gideyim diye son sıralarda olmak ister...

İlginç, bir ayet ya da hadis ezberlemek insanın zoruna gider ama
müzik listesi top 10'da olan şarkıların hepsini ezbere bilir...

İlginç, insan ajandasında bir İslami toplantı için zaman bulamaz
ama dünyalık işler için çok zaman bulur.

İlginç, insan İslami konuları dinlemeyi ve anlatmayı zor bulur
ama dedikoduları dinlemeyi ve anlatmayı çok sever...

İlginç, insan CENNET' e gitmeyi ister ama hiçbir şey
yapmadan...

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

 

bi786.gif 

BİR AKŞAM ÜSTÜ YÜREĞİN DARALIRSA;
GÖZLERİNDEN TÖVBE`LER TAŞARSA;
AVUÇLARIN DUALAR`LA DOLARSA;
BİR BESMELE ÇEK GÖNÜL`DEN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

bismillah.gif 

KATRAN KARASI GECELER SENİ BOĞARSA;
VÜCUDUNU SOĞUK TERLER BASARSA;
İCİNDE ARD ARDA TOPLAR PATLARSA;
BİR BESMELE ÇEK SESSİZCE

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

SIR VERECEK BİR DOST BULAMAZSAN;
GÜNAHLARINDAN AYRILAMAZSAN;
BOĞUK BOĞUK HEP AĞLARSAN;
BİR BESMELE ÇEK YÜREKTEN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

GÖNÜL DOST`LARINI BİRGÜN BULURSAN;
O YÜCE İLAHİYATA KAVUŞURSAN;
ŞÜKR DUA`LARINI HEP OKURSAN;
BİR BESMELE ÇEK UNUTMADAN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

HUZURU NEŞEYİ İSLAMDA BULURSAN;
BAŞLADIGIN HER İŞTE ONU ANARSAN;
KALBİNİ TÜM İNSANLARA AÇARSAN;
BİR BESMELE ÇEK HER SEFERİNDE

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

NEFSİNLE ŞEYTANA CİHAD AÇARSAN;
HER HAYIRLI İŞE KOŞARSAN;
MUHAMMED AŞK`IYLA TUTUŞUP YANARSAN;
BİR BESMELE ÇEK KALBTEN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

besmele47.gif

GENÇLİGİNİ BİTİRİP ÖMRÜNÜN SONUNA VARIRSAN;
VE NEFES ALMAKTAN YORULURSAN;
O KERİM ALLAH`IN HUZURUNA CIKARSAN
BİR BESMELE ÇEK İLK SÖZ OLARAKTAN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

YILDZIM¿ALEV  besmele47.gif

Simit Parası İle Cennet

SİMİT PARASI İLE CENNET
 
Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.


Öğretmeni, onun bu halini fark etti:
- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?


Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
- Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.
- Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?
- Ahmet arkadaşımız var ya…
- Evet, ne olmuş Ahmet'e?
- Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.
- Eee?
- Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?


Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü. Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardim etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu.


Nurhan Öğretmen:
- Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?
- Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.
- Nerede çalışıyorsun?
- Simit satıyorum.


Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi? Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.


Nurhan Öğretmen, Ali'ye dondu:
- Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
- Çok zengin bir işadamı…
- Niçin?
- İnsanlara daha çok yardım etmek için…
- Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi değil, bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme. Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim edersin. Olmaz mı?
- Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
— Neden olmaz?
— Üç sebepten dolayı olmaz.


Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.


İkincisi: "Ağaç yas iken eğilir." deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.


Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.


Nurhan Öğretmen, karsısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
- Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.


- Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha karlı bir yatırım olur mu?


Nurhan Öğretmen’in gözleri dolmuştu. Başını "Evet" anlamında sallarken Ali’yi evine yolladı.


Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı paraların masa üstünde kaldığını fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paraları eline aldı.

Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi. Bu paralar, bu bozuk SIMIT paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.


Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı… Ağladı… Ağladı.


Kendine geldiğinde aksam olmuştu. Yavaş adımlarla sınıftan çıkıp okuldan ayrılırken bekçi Sadık "Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak, Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak" diye Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde, "Ne dediniz hocam?" demesini bile duymayan Nurhan öğretmen, bekçinin şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti
                                lman9eo5

VEDA HUTBESİ

 

VEDA HUTBESI


Bu hutbe, M.S. 632 yilinda Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz tarafindan yüz bini askin müslümana irad edilmistir. Hz. Muhammed (S.A.V.) Allaha hamd ve senâdan sonra söyle buyurmustur

EY INSANLAR !
Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha bulusamayacagim.
EY INSANLAR !
Bu günleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, mallariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur.
ASHABIM
Yarin Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksiniz. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da isitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmis olur.
EY INSANLAR !
Kimin yaninda bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çesidi kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Lâkin borcunuzun aslini vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz. Allahin emriyle faizcilik artik yasaktir. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayagimin altindadir. Ilk kaldirdigim fâiz de Abdulmuttalibin oglu (amcam) Abbasin faizidir.
ASHABIM !
Cahilliyet devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalibin torunu (yegenim) Rebîanin kan davasidir.
INSANLAR !
Bugün seytan sizin su topraklarinizda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmistir. Fakat siz bu kaldirdigim seyler disinda, küçük gördügünüz islerde ona uyarsaniz bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakininiz
EY INSANLAR !

Kadinlarin haklarina riayet etmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah emaneti olarak aldiniz; onlarin namuslarini ve iffetlerini Allah adina söz vererek helal edindiniz. Sizin kadinlar üzerinde haklariniz, onlarin da sizin üzerinizde haklari vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkiniz, onlarin, aile yuvasini, hoslanmadiginiz hiçbir kimseye çignetmemeleridir. Eger razi olmadiginiz herhangi bir kimseyi aile yuvaniza alirlarsa, onlari hafifçe dögüp sakindirabilirsiniz. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, memleket görenegine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir
MÜMINLER !
Size bir emanet birakiyorum ki ona siki sarildikça yolunuzu hiç sasirmazsiniz. O emanet Allah Kitabi Kurandir
MÜMINLER !
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanin kardesidir, böylece bütün müslümanlar kardestir. Din kardesinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz baskasina helal degildir. Meger ki gönül hoslugu ile kendisine vermis olsun...
ASHABIM !
Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakki vardir
EY INSANLAR !
Allah Teala her hak sahibine hakkini vermistir. Varis için vasiyete gerek yoktur. Çocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina yapan için mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait oldugunu iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan nankör, Allahin gazabina, meleklerin lanetine ve bütün müslümanlarin düsmanligina ugrasin! Cenab-i Hak bu insanlarin ne tevbelerini ne de sehadetlerini kabul eder.
INSANLAR !
Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

Allahin risâletini teblig ettin, görevini yerine getirdin, bize vasiyet ve nasihatte bulundun diye sehadet ederiz.

(Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek sahadet parmagini göge dogru kaldirarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek söyle buyurdu.)

Sahid ol yâ Rab!

Sahid ol yâ Rab!

Sahid ol yâ Rab!
Geri sayım sen doğduğunda başladı !Eğer (9) canlı bile olsaydın en fazla (8) kez kaçabilirdin ölümden!Bil ki (7) düvele sultan dahi olsan yerin (6) mekan olacak sana. En fazla (5) metre kumaş götürebileceksin!Kapatacaksın (4) açsanda gözlerini! Bu (3) günlük fani dünyada Azraile (2) kat olup yalvarsanda nafile ecel geldiğinde (1) gün öleceksin! İşte, o an herşey (o) dan başlayacak.Çünkü, ÖLÜM BİR YOK OLUŞ DEĞİL,YENİDEN DOĞUŞTUR!  
adsız                                   i220011941_84196_2
 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
http://img33.imageshack.us/img33/8189/cumarbg.jpg

Yürek nükleer güç merkezidir. Sevdiği zaman sevdigine cennet, sevmediği zaman nefret ettigine cehennem kesilir…

insanın kazanılması ne denli büyük bir saadetse kaybedilmesi de o denli korkunç bir felakettir...

Bir benimle ne çıkar demeyeceksin, baharın haberini karın altında kı
şa inat açan kardelenlerin verdiğini unutmayacaksın...

Kim var diye sa
ğa sola bakmayacaksın, ben varım diyecek ve yürüyeceksin...

önce seveceksin, garazsız ve ivazsız, pazarlıksız, bedelsiz seveceksin, sevginin illeti ölümsüz olacak ki sevgin de ölümsüz olsun.

Bir insanın yüre
ğinin aydınlanmasına vesile olduğunda dünyanın tapusunu sana vermişler gibi sevineceksin.

Onu kınamak yerine karanlık yüre
ğine ışık tutacak, sevgiden oltanı gönül ummanına şefkatle atacaksın...

July 3
ankawrote:
June 5
May 21
nurdestesi .wrote:
Merhaba size bir armağan bırakıyorum sohbetimize her zaman bekleriz..Eğer rahatsızlık verdiysek özür dileriz sohbet sayfasını silebilirsiniz.Hakkınızı helal eder misiniz?A.e.o kib www.xat.com/nurdestesi

     
Go Large!
     

May 20
http://img198.imageshack.us/img198/9843/cumatebrigirbg.jpg

إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagy(bagyi), yeizukum leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Nahl 90

Sadakallahülazim  / Allah doğru söyledi

http://img194.imageshack.us/img194/9748/kuranrbg.jpg

Sana bir dua eden olsun...

Sen birine dua et..

Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır......

Karanlıkları aydınlatan....

Sana ummadık kapılar açan....

Bilmezsin kimin için etti
ğin duadır.......


Seni böyle ayakta tutan....... can dostlardır

headerphoto


"Dünya çok kısa... Ahiret sonsuz olunca, sonsuzun yanında asırlar bile kısa kalır. Çok kısa küçük hayırcıklar, az bir şey. Asıl hayır ahiret hayrı..."

(02
. 02. 2001 - Avustralya, Esat Coşan Hocaefendi)

"İslâm'a hizmet her Müslümanın görevidir; sadece hocaların, müftülerin, vaizlerin, hafızların değil... Her mü'min, kendi meslek alanında ve kendi eğitim birikim, imkan ve müktesebatı (edindiği bilgiler) miktarınca, elinden geldiği kadar İslâm'a ve Müslümanlara faydalı işler yapmaya çalışmalıdır, bu ağır yükün bir kısmını üzerine almalıdır ki, İslâm payidar olsun, gelişsin, yayılsın, güçlensin. Bunun şerefi, sevabı, mükâfatı çok büyüktür. Rabbim cümlenize bu mazhariyeti (şerefi) nasib eylesin!"

(İslam Dergisi, Halil Necatioğlu,. Mart 1998)

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpghttp://img104.imageshack.us/img104/9335/allahrazolsunls0.jpg

May 15

 
 

 


Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun!

Öteki renklerini aldığın,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun!

Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
Bir yarısı sende kalan geçmişin,
Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
Adı hüzün olsun!

Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!

Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!

Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
Adı hüzün olsun!

Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin adı hüzün olsun

+Ana Sayfa 

wWw.SiirliSayfalar.Spaces.Live.coM 

May 7
esrawrote:
 
 
GÜL TACİRLERİ
 
Gül!...
Bakıldığında ayrı, koklandığında ayrı,
her insanda farklı çağrışımlar bırakan Gül!...
En usta Ressam’ın çok ufacık fırça oynatmasıyla
“ Kûn” emriyle oluveren güzellik.
İnsanların duygu dünyasına tercüman olarak kullandıkları şaheser.
Sarısıyla,kırmızısıyla,beyazıyla Gül!..
Verilene, verenin ;
sevgisinin,özleminin,dargınlığının,barışıklığının ifade aracı Gül!..


İnsanı insan yapan özellik;
tüm bu duygularının barındığı kalbin vazgeçemediği, hal dilinin kelimeleri , şiirleri olagelmiş Gül!...

Yere göğe sığmayıp kendisini tanıyan, seven kulunun kalbine sığan
Rabbin konuk olduğu gönül sarayının coşup, taşmasına sebep olan Gül!..

O halde; birbirimize bunca kin, nefret,anlamamakta ısrar ,kırmak hatta öldürmek ne diye?
En kolay, en iyi “Gül “ dilinden anlayan yüreklere söylenenleri “Gül’e der gibi” söylemek dururken,
dikenleriyle yaralayıp, ığıl ığıl kan sızdırmasına çalışmak, gayret etmek, zalimliğine talip olmak akıl kârı mı?
Simgesi Gül olan Sevgili’nin izinden gidip en kârlı , en hoş kokulu ticaret Gül alıp


Gül satmaya ne dersiniz?


Bu ticarette gözler ve yüreklerin eşlik ettiği “Gülümseme”
hiçbir çıkar beklemeden bedava satılır.
Karşılığı bire yedi yani “Yediveren Gül” olarak alınır.
Dostluk,sevgi, muhabbetin gül kokuları ortalığı kaplar.
Öyle ki bu koku sizi ahirete taşır, cennetin gül kokusuyla birleşir.

Şu saniyeden itibaren; söylediklerimizi “Gül’e-der gibi” deyip,
Gül alıp, Gül satmaya, sonrada yediveren Gül olarak devşirmeye,
dünyayı Gülistan eden bahçıvanlar olmaya var mısınız?



Var mısınız dostlar?
Apr. 9
esrawrote:
Vakti şerif cuma,
ömür şahsiyetlerimiz,
ahir ve akibet, zahir ve
batınlarımız hayrola.
Aşkullah, Muhabbetullah, Şevkullah ve Zikrullah
gönüllere nakşola. Şafaat_ü Nebi cümlemize nasip ola...
Umalım ki Mevlam söylediklerimizi önce bize duyursun,
sonra ihtiyacı olana tesir buyursun.
Mevlam ateş-i aşkınızı ziyade eylesin..
Hayırlı cumalar.
Apr. 3
http://img521.imageshack.us/img521/923/cuma1by5.jpg

Bu yola herkes girer, ama dikenler ayağına batınca herkes devam edemez.
 
İslam yolu dikenlidir.

Çünkü, İslam bugün dikenlerin içinden çıkan güldür.

Bizler nasıl bir insan olduğumuzdan öte; İslamiyeti bu cemiyete nasıl tanıtacağımızı düşünmeliyiz ?..

" Kişide olmayınca haya ile edep: okuyup alim olsa yine merkep yine merkep "

Cennet SAK
/ 1999
http://img142.imageshack.us/img142/3853/yol1ls4.jpg

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg
Mar. 5
http://img6.imageshack.us/img6/1394/lafzatullah.jpg

Kendimize hiç sorduk mu acaba ? Yaşamın neresindeyim, imanımın neresindeyim,... ve dahi neresindeyimin neresindeyim. Belki ömrümüzün son demlerini yaşarken böylesine kendimize zaman ayırıp hesap görebildik mi ? Bunları öylesine unutmuşuz ki bir türlü fırsat bulamıyor, vakit ayıramıyoruz. Ötesi kendimizi, sevdiklerimizi, hayallerimizi, düşüncelerimizi de eklersek müthiş derecede zavallı duruma gelen bizler bu duruma daha ne kadar tahammül edebiliriz. Bunlar kesinlikle isyan değil. Üzüntümüzün, sıkıntımızın bir türlü kendimizi bulamamış olmanın buhranı, çevremizin, insanların, değer yargılarımızın dejenere olması, dostlukların, arkadaşlıkların menfaatlere kurban edilmiş olması ve düzeni çıkar, maddiyat olan zihniyet.


Herşeyimizi insan olarak maneviyatımızı, saflığımızı, temiz düşüncelerimizi, güvenimizi, sevgimizi, saygımızı en önemlisi takvamızı
[ imanımızı ] çalma uğraşı içindeler.

Tabiri caizse, pamuk ipliğine bağlı imanımızı güçlü, kuvvetli hale getirmek şöyle dursun; hergün belki sayısız günah işleyip tövbe - istiğfar etmeden, ar damarı çatlamışcasına, emr-i bil maruf'u bırakıp nehy-i anil münker'i terk ederek kısaca ALLAH'tan (c.c.) uzaklaşarak kendimizi nasıl bir ateşe attığımızı göremiyor muyuz?

Biz aramalıyız ihlasımızı, gönül ateşimizi,gönül zenginliğimizi, kalbimizin heyecanını bu öyle bir hasret ki; gönül gözü açık kalple muazzam bir tatlılık, zevk ve tarifi olmayan duygularımızın lezzetini bulmak, ulvi derecelere ulaşmak gerekiyor. Sabretmesini bilmiyor, devamlı hata yapıyoruz.

Yani hergün için yeni bir sayfa açıyor olmamızla beraber, birgün temiz, beyaz sayfaların biteceğini bilmeliyiz biliyoruz. İnsan bir boşluk ve amaçsızlık içinde hissedebilir kendini. Sanki şu ana kadar bahsedilenler de bir karamsarlık hissedilse de  esası hesapsız yaşamanın bir faturası sonunda ağır olabilir.

Bu yüzden dir ki gün bugün ise hesap bugünden görülmeli yapılan hatalardan bir ders almanın vakti geldide geçiyor. Zaman değerli su misali akıp gidiyor.
Şuurlanmalıyız. Rabbimizden hakkıyla korkmalıyız ibadet ve taatta bulunmalıyız.

İmanımızı kurtarmalıyız. Mevlamızın kulları olarak rahmetine yürüyebilmeliyiz. Rahmetini celbeedecek bir ömür yaşamalıyız. Huzur iklimine güzelliklere doğru yol almalıyız.

" Aşk'ı unutmuştuk, AŞIK olmalıyız BiZ. "

RıZa BeRKaN GÜLER

/21.05.2003

HAYIRLA KALIN

Her şey ama herşey gönlünüzce olsun. Tüm güzellikler sizi bulsun.

Allah yar ve yardımcınız olsun.

Hiçbir Emanetin Zayi olmadığı Yüceler Yücesi ALLAH'a emanetsiniz.
 
img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg

"Sevgi,saygı ve hürmetlerimle..."

http://img104.imageshack.us/img104/9335/allahrazolsunls0.jpg



Feb. 27